Sağlık metinlerinde akademik kalıplar
YÖKDİL Sağlık metinlerinde işine yarayacak akademik fiil ve kalıplar.
- 29 madde
- YÖKDİL · Sağlık
Maddeler
be linked toile bağlantılı olmak, ile ilişkili olmak
A diet high in processed meat has been linked to an increased risk of bowel cancer.
be associated with ile eş anlamlıdır; nedensellik değil ilişki bildirir.
suffer from-den muzdarip olmak, (hastalık) çekmek
Millions of adults around the world suffer from migraine headaches.
Ardından hastalık ya da sorun gelir; suffer from depression/asthma.
be diagnosed with(bir hastalık) tanısı konmak
She was diagnosed with asthma at the age of six.
Hastalık with ile gelir: be diagnosed with diabetes. Etken: diagnose sb with sth.
be at risk of… riski taşımak, … tehlikesi altında olmak
People who rarely exercise are at greater risk of heart disease.
Ardından isim ya da -ing gelir; at high risk of da yaygındır.
recover from-den iyileşmek, (hastalığı) atlatmak
Most people recover from the flu within a week or two.
İsmi recovery: make a full recovery (tamamen iyileşmek).
relieve(ağrıyı) gidermek, hafifletmek
Gentle stretching can help relieve lower back pain.
relieve pain/symptoms/stress; alleviate ile eş anlamlıdır. İsmi relief.
preventönlemek, engellemek
Vaccination prevents the spread of many infectious diseases.
prevent sb from doing sth: -in -mesini engellemek; ismi prevention.
be treated withile tedavi edilmek
Bacterial infections are usually treated with antibiotics.
Hastalık için for: be treated for an infection (bir enfeksiyon için tedavi görmek).
be caused by-den kaynaklanmak, -in sonucunda ortaya çıkmak
Malaria is caused by a parasite that is carried by mosquitoes.
Hastalığın etkenini verir; be due to ile yakın anlamlıdır.
boostgüçlendirmek, artırmak
Regular sleep and exercise can boost the immune system.
boost the immune system/energy/confidence sık eşdizimlerdir; isim olarak da kullanılır.
impair(işlevi) bozmak, zayıflatmak, -e zarar vermek
Lack of sleep can impair memory and concentration.
Sıfatı impaired: hearing-impaired (işitme engelli); ismi impairment.
administer(ilaç ya da tedavi) vermek, uygulamak
The vaccine is administered in two doses, four weeks apart.
Tıp metinlerinde give'in resmî karşılığıdır; 'yönetmek' anlamı da vardır.
be transmitted throughyoluyla bulaşmak
The virus is transmitted through contact with infected blood.
be transmitted by insects (böceklerle); transmission: bulaşma, aktarım.
undergo(ameliyat ya da tedavi) geçirmek, -e tabi tutulmak
The patient will undergo surgery to repair the damaged knee.
undergo surgery/treatment/tests; düzensiz fiil: underwent, undergone.
clinical trialklinik araştırma, klinik çalışma
The new drug is being tested in a large clinical trial involving two thousand patients.
conduct/carry out a clinical trial; ilaçların insanlar üzerinde denendiği aşamadır.
be beneficial for-e yararlı olmak, -e faydası olmak
Moderate exercise is beneficial for people with mild depression.
be beneficial to da kullanılır; karşıtı be detrimental to.
be detrimental to-e zararlı olmak, -e zarar vermek
Long periods of sitting can be detrimental to heart health.
harmful'dan daha resmîdir; ardından isim gelir.
reduce the risk of-in riskini azaltmak
Eating plenty of fibre may reduce the risk of colon cancer.
Karşıtı increase/raise the risk of; lower the risk of da kullanılır.
be predisposed to-e (genetik olarak) yatkın olmak, … riski taşımak
Some people are genetically predisposed to high cholesterol.
İsmi predisposition; be prone to ile yakındır, daha çok kalıtsal yatkınlık için.
be effective in-de etkili olmak
The drug proved highly effective in reducing blood pressure.
Ardından çoğunlukla -ing gelir; be effective against (bir hastalığa karşı etkili).
monitorizlemek, takip etmek
Nurses monitor the patient's heart rate throughout the night.
Düzenli ve dikkatli gözlem; isim olarak ekran ya da ölçüm aleti anlamı da vardır.
screen for(bir hastalık için) taramak
Women over fifty are regularly screened for breast cancer.
İsmi screening: cancer screening (kanser taraması).
be addicted to-e bağımlı olmak
Nicotine makes it easy to become addicted to cigarettes.
to edatından sonra isim ya da -ing gelir; ismi addiction.
fight off(hastalığı) savuşturmak, -e karşı koymak
A healthy immune system can fight off most common infections.
fight off a cold/an infection; ayrılabilen phrasal verb.
contract(hastalığa) yakalanmak, kapmak
Travellers can contract malaria if they are bitten by infected mosquitoes.
Resmî kullanımdır; isim olarak sözleşme anlamına gelir.
die of-den ölmek
In many countries, fewer people die of heart attacks today than thirty years ago.
Hastalık için çoğunlukla die of, yara ve dış etkenler için çoğunlukla die from kullanılır; ayrım kesin değildir.
consultdanışmak, (doktora) görünmek
Anyone with chest pain should consult a doctor immediately.
consult a doctor/specialist; consultation: muayene, danışma.
lowerdüşürmek, azaltmak
Certain foods, such as oats, can help lower cholesterol levels.
lower blood pressure/cholesterol sık eşdizimlerdir; sıfat olarak daha düşük anlamındadır.
take a toll on-i yıpratmak, -e zarar vermek, -e ağır bedel ödetmek
Years of night shifts can take a toll on both physical and mental health.
take a heavy toll on biçimi de yaygındır; olumsuz etki için kullanılır.
Sağlık metinlerinde akademik kalıplar listesini Kelime Kartlarına ekle
Hesabınla bu listeyi tek tıkla Kelime Kartlarına eklersin; kartlar aralıklı tekrarla yeniden karşına gelir. Yeni kartlar günlük yeni kart sınırına göre sıraya girer.