Fen metinlerinde akademik kalıplar
YÖKDİL Fen metinlerinde işine yarayacak akademik fiil ve kalıplar.
- 30 madde
- YÖKDİL · Fen
Maddeler
be found in-de bulunmak, -de görülmek
This rare species of frog is found only in the mountains of Peru.
Edilgen yapı; canlının ya da maddenin nerede bulunduğunu anlatır.
give off(ısı ya da koku) yaymak, salmak
Decaying leaves give off heat as bacteria break them down.
Ayrılabilen phrasal verb; nesnesi çoğunlukla heat, light, gas, smell olur.
erodeaşındırmak, aşınmak
Over thousands of years, wind and rain have eroded the soft rock into strange shapes.
İsmi erosion (aşınma, erozyon); mecazi olarak güveni ya da desteği zayıflatmak anlamı da vardır.
absorbemmek, soğurmak
Dark surfaces absorb more sunlight than light-coloured ones.
Isı, ışık, su için kullanılır; ismi absorption. adsorb ile karıştırma.
convert into-e dönüştürmek
Wind turbines convert the energy of moving air into electricity.
convert A into B kalıbı; into yerine to da kullanılır. Edilgeni: be converted into.
feed onile beslenmek
Many small fish feed on plankton near the surface of the sea.
Hayvanların neyle beslendiğini anlatır; live on da benzer anlamda kullanılır.
interact withile etkileşime girmek
Scientists are studying how the drug molecules interact with proteins in the cell.
İsmi interaction (etkileşim); interaction between A and B.
detectsaptamak, tespit etmek
Modern telescopes can detect light from galaxies that are billions of light years away.
Zor görülen bir şeyi fark etmek; ismi detection, aleti detector.
predictönceden tahmin etmek, öngörmek
Climate models predict that sea levels will continue to rise this century.
İsmi prediction; anticipate (öngörmek, beklemek) ile yakındır.
be estimated to-dığı tahmin edilmek
The universe is estimated to be about fourteen billion years old.
Ardından mastar gelir (to be, to have); It is estimated that … ile aynı anlamdadır.
be thought to-dığı düşünülmek
The crater is thought to have been formed by a giant meteorite.
Geçmiş için to have + V3 gelir; be believed to ile yakındır.
triggertetiklemek, -e yol açmak
A small earthquake can trigger a huge landslide in the mountains.
İsim olarak tetikleyici etken anlamı da vardır (a trigger for).
acceleratehızlandırmak, hızlanmak
Rising temperatures have accelerated the melting of Arctic ice.
Hem geçişli hem geçişsizdir; ismi acceleration (ivme, hızlanma).
expandgenişlemek, genleşmek
Most metals expand when they are heated.
Karşıtı contract (büzülmek); ismi expansion.
shrinkküçülmek, daralmak, azalmak
The glacier has shrunk by almost half since the 1950s.
Düzensiz fiil: shrink, shrank, shrunk; shrinking population: azalan nüfus.
dissolveçözünmek, çözmek (sıvıda)
Sugar dissolves more quickly in hot water than in cold water.
dissolve in: -de çözünmek; melt (erimek) ısıyla olur, karıştırma.
evaporatebuharlaşmak
In hot weather, water in shallow lakes evaporates very quickly.
İsmi evaporation; karşıtı condense (yoğunlaşmak).
collide withile çarpışmak
Many scientists believe that a large object collided with the early Earth and formed the Moon.
İsmi collision (çarpışma); A collides with B ya da A and B collide biçiminde kullanılır.
be on the verge of-in eşiğinde olmak
The mountain gorilla was once on the verge of extinction.
Ardından isim ya da -ing gelir; on the brink of ile eş anlamlıdır.
take placegerçekleşmek, meydana gelmek
Photosynthesis takes place in the leaves of green plants.
Edilgen yapılmaz (is taken place yanlış); occur ile yakın anlamlıdır.
in response to-e tepki olarak, -e karşılık olarak
Some plants close their leaves in response to touch.
Ardından isim gelir; respond to (-e tepki vermek) fiilinden gelir.
be equipped withile donatılmış olmak
The new research vessel is equipped with advanced sonar systems.
Alet ya da araç için; with edatıyla kullanılır.
harness(enerji ya da güç) kullanmak, yararlanmak
Engineers are finding new ways to harness the power of ocean waves.
Doğal bir gücü işe koşmak; harness solar/wind energy sık eşdizimdir.
depletetüketmek, bitirmek (kaynağı)
Overfishing has severely depleted fish stocks in the North Atlantic.
İsmi depletion: ozone depletion (ozon incelmesi).
conservekorumak, tasarruf etmek
Desert plants conserve water by storing it in their thick stems.
Enerji ya da su için tasarruf, doğa için koruma; ismi conservation.
be classified asolarak sınıflandırılmak
Pluto is now classified as a dwarf planet rather than a planet.
classify A as B: A'yı B olarak sınıflandırmak; classify into: gruplara ayırmak.
range from … to-den -e kadar değişmek
Temperatures in the desert range from below zero at night to over forty degrees by day.
Bir aralığın iki ucunu verir; between … and … ile benzer işlev görür.
in the presence of-in varlığında, -in bulunduğu ortamda
Iron rusts in the presence of water and oxygen.
Bilimsel koşulu anlatır; karşıtı in the absence of.
be resistant to-e dayanıklı olmak, -e direnç göstermek
Some new varieties of wheat are resistant to drought and disease.
İsmi resistance; drought-resistant gibi bileşik sıfatlar da yaygındır.
reproduceüremek, çoğalmak
Bacteria can reproduce very rapidly under warm conditions.
İsmi reproduction (üreme); 'kopyalamak' anlamı da vardır.
Fen metinlerinde akademik kalıplar listesini Kelime Kartlarına ekle
Hesabınla bu listeyi tek tıkla Kelime Kartlarına eklersin; kartlar aralıklı tekrarla yeniden karşına gelir. Yeni kartlar günlük yeni kart sınırına göre sıraya girer.